Gizem Zor: ”Bebekle Güvenli Tatilin Püf Noktaları”

 

 

Dünyayı çocukların gözünden görmenin büyüsüne odaklanın!’

 

 Bebekle seyahatin zorlukları ve bebekler için güvenli tatilin püf noktaları üzerine konuştuğumuz gezgin, blogger Gizem Zor, “Rahat ama planlı olduktan, onun sizinle güvende olduğunu bildikten ve ailenizle kaliteli vakit geçiriyor olmanın mutluluğunu paylaşıyor olduktan sonra zor diye bir şey olmadığını görebilirsiniz” diyor.

 

  • Öncelikle sizleri biraz tanıyalım…

 

Ben 1983, eşim de 1980 İstanbul doğumlu. Üniversiteyi ABD’de, çocuk gelişimi üzerine okudum. Eşim ise Bilkent Üniversitesi Turizm Bölümü mezunu. Birbirimizi aynı yerlerde büyümemiz ve ortak arkadaşlarımız sayesinde çok küçük yaşlardan beri tanıyor olsak da 2,5 sene önce yakından tanıma şansına sahip olduk. İlk yurt dışı seyahatimiz sırasında da daha fazla beklememizin bir anlamı olmadığını düşünerek 3 ay içerisinde büyük bir aşkla evlendik. İşimiz sebebiyle artık Kapadokya’da yaşıyoruz. Rox Cappadocia adındaki butik otelimizi işletiyoruz. 16 aylık Alya adında bir kızımız var. Seyahat etmeyi, yeni kültürler tanımayı, doğayı ve fotoğraf çekmeyi çok seviyoruz. Hayatlarımızı da seyahatimiz sırasında birleştirdik ve anladık ki beraber seyahat etmek artık bizim tutkumuz. Şimdi ise bebeğimizle birlikte işlerden her fırsat bulduğumuzda seyahate çıkıyoruz. Gerek blog yazılarım, gerekse Instagram paylaşımlarımla beni takip edenlere bebekle seyahat etmenin sandıkları kadar zor olmadığını göstermeye çalışıyorum.

 

  • Seyahat etmeyi çok seven bir çiftsiniz. Hem iş hayatı hem seyahatler, bu tempoda sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?

 

İstanbul gibi karmaşık bir şehirden taşınıp sakin ve huzurlu bir yerde yaşamanın bizim için avantaj olduğuna inanıyorum. Doğal yaşamı eşimle çok seviyoruz ve bu yediklerimize, içtiklerimize ve hayatımıza da yansıyor. Ne kadar sakin bir yerde yaşıyor olsak da gün içerisinde çok yoğun bir tempomuz var. Özellikle eşim çok erken saatlerde otelimizde olup her detayla birebir ilgileniyor. İşine âşık olması ve hareketliliği de onu her daim dinamik tutuyor, diyebilirim. Ben de Alya ile yardımsız ilgileniyorum ve gün içerisinde onunla vakit geçirmem benim için en büyük spor aslında. Sıklıkla Alya ile doğada yürüyüşlere çıkıyorum. Fırsat bulduğum zamanlarda pilates yapıyorum. İşimizi çok sevdiğim için ben de gün içerisinde yardıma gidiyorum. Hareketli bir tempoda olmak, doğal besleniyor olmak, stresten uzak kalmak ve temiz hava solumak sağlığımızı korumada oldukça büyük rol oynuyor, diye düşünüyorum.

  • Seyahatlerinizi Alya ile birlikte yapıyorsunuz. Bu sizin için zor olmuyor mu?

 

Biz neredeyse Alya doğduğundan beri seyahat ediyoruz. Hamileyken çevremiz hep seyahat etmeyi unutmamızı söyleyip duruyordu. Ben ise bebeğimizi de yanımıza alıp Yunanistan’ı arabayla dolaşmanın, Disneyland’da Mickey Mouse ile tanışmanın, bebeğimiz ile yeni bir şehri, yeni sokakları akşama kadar keşfetmenin, onunla beraber denizde yüzmenin hayalini kuruyordum. Bugüne kadar Alya ile 12 ülke ve birçok şehir gezdik. Rahat ama planlı olduktan, onun sizinle güvende olduğunu bildikten ve ailenizle kaliteli vakit geçiriyor olmanın mutluluğunu paylaşıyor olduktan sonra zor diye bir şey olmadığını görebilirsiniz.

 

  • Alya’nın sağlığıyla ilgili ne gibi önlemler alıyorsunuz? Hava değişimi, farklı yemekler Alya’yı etkiliyor mu?

 

Alya’nın seyahatlerde sağlığı için özellikle seyahate çıkmadan önce planlı olmaya özen gösteriyorum. Yanımda gerekli olabilecek ilaçlarının olduğu bir çanta ile ilk yardım çantası bulunduruyorum. Gideceğimiz yere yakın bir hastane olmasına dikkat edip acil durumda gerekebilecek irtibat numaralarını hazır ediyorum. Beslenme düzenini bozmamak için gideceğimiz yerin uygunluğuna göre bazı gereçleri yanıma almaya çalışıyorum. Yanımda daima termos bulunduruyorum. Gittiğimiz ülkede ilk olarak oranın yerel marketine uğrayıp Alya için uygun olabilecek yiyecek ve içecekler temin ediyorum. Bazı ülkelerdeki saat farkından etkilenmemesi için, ya da uçuşun kolay geçmesi adına, uçuş saatlerini genellikle uyku saatleri olan akşam saatlerine denk getirmeye çalışıyorum.

 

  • Yaptığınız seyahatlerin Alya’nın psikolojik gelişimine yarar sağladığını düşünüyor musunuz?

 

Bebeğimizin özellikle her seyahatten sonra biraz daha algılarının açılmasını seyretmenin, onun dilini bile bilmediğimiz bir ülkede yabancı çocuklarla sosyalleştiğini, eğlendiğini, kahkahalar attığını görmenin, eğitimin sadece okulda değil, hayatın kendisinde olduğuna tanık olmanın, yeniliklere adapte olmasını deneyimlemenin, aile olarak bir günün her anını dolu dolu beraber yaşamanın, keşfetmenin Alya’nın psikolojik gelişiminde fazlasıyla yararlı olduğuna tanık oluyoruz. Seyahat eden, dışarıda vakit geçiren, parklara giden, gözlemleyen bebekler yetiştirmenin kesinlikle daha sağlıklı olduğuna inanıyorum.

 

  • Seyahatleriniz sırasında karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir?

 

Genellikle çocuklu ailelerin, özellikle de bizim toplumumuzda, yazlık veya çocuk aktiviteleri olan kalabalık otellerde seyahat ettiklerine tanık oluyoruz. Peki, biz gerçekten bu tatillerden mutlu ayrılarak mı evimize dönüyoruz? Biz eşimle daha rahat bile etsek bu tarz bir tatilden hiç keyif almadığımızı fark ettiğimizden beri zorlukları dahi olsa seyahati göze almayı tercih edip bu zorlukları nasıl daha keyifli bir hale getiririz sorusunun cevaplarını arıyoruz. Benim için bebekle seyahatin en büyük zorluğu bebeğimizi koruyup kollayabilmek ve onun güvende olduğuna emin olmak adına üzerimde o doğduğundan beri hissettiğim yoğun sorumluluk duygusunu taşıyarak seyahat etmektir, diyebilirim.

 

  • Bebekle seyahat ederken bavula alınması gereken en önemli şeyler nelerdir?

 

Bebeğimizle seyahat ederken bavulumuzu planlı hazırlamaya dikkat ediyorum. Onun her kıyafetini kategorilere ayırıp ayrı ayrı bez torbaların içinde muhafaza ediyorum. Böylelikle giyeceklerini hızlıca bulup zamandan kazanıyorum. Bavulda olması gereken en önemli şeyler arasında ilk aklıma gelenler ise; ilaç çantası, termometre, sinek kovucu sprey, güneş kremi, aşı kartı, bezleri, acil durum için telefonların bulunduğu bir kart, maması, biberonu, termosu, birkaç oyuncağı, vitamini ve pişik kremi diyebilirim.

 

 

 

  • Seyahat ettiğiniz yerleri Alya’ya uygunluğuna göre mi belirliyorsunuz yoksa Alya ile her yere giderim mi diyorsunuz?

 

Alya ile ben her yere, her ülkeye gidebilirim diye düşünen birisiyim. Fakat dünyada ya da ülkemizde gezilecek, görülecek ve keşfedilecek öyle çok yer var ki alternatifler arasından hangi seçenek Alya’ya daha uygun olursa öncelikli olarak orayı tercih etmeye çalışıyoruz.

 

  • Çocuk olunca seyahatlerin biteceğini düşünen insanların tabularını yıktınız. Onlara söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?

 

Eğer seyahat etmekten hoşlanıyorsanız bebeğiniz oldu diye lütfen bunu bırakmayın! Ben Alya doğduğundan beri seyahat ediyorsam bunu kesinlikle herkes yapabilir! Dünyayı çocukların gözünden görmenin büyüsüne odaklanın; daha önce hiç fark etmediğiniz detayları fark etmenin ve onlarla heyecan duymanın güzelliğini keşfedin. Bırakın sadece siz onlara değil, onlar da size hayatı öğretsin! Hiç bilmediğiniz bir ülkede hep beraber hayaller kurun. Dünyanın bir ucunda, sizin çocuğunuzu sokağa çıkarmayı aklınızın ucundan bile geçirmediğiniz dondurucu bir havada minicik çocukların sokaklarda aileleriyle kızak kaydıklarına şahit olun; sıcacık bir ülkede denizde oyunlar oynayan çocuklara karışın; sizin bile belki tırmanmaya cesaret edemeyeceğiniz tepelere sırtlarında bebekleriyle tırmanan ailelerle karşılaşın, sohbet edin. Bebeğiniz pusetinde uyurken yerel kafelerden birinde eşinizle onu uyutabilmeyi başarmanın mutluluğunu paylaşın; baş başa kahvenizi yudumlamanın tadını çıkarın. Ömrünüz boyunca yüzünüzde hep gülümseme ile hiç unutamayacağınız anılar biriktireceğinize emin olabilirsiniz.

 

  • İnsanlar tarafından bu kadar çok sevilmenizi neye bağlıyorsunuz?

 

İnsanlar tarafından sevilmemi gerçekten kendim olmama bağlıyorum. İnsanları seven, değer veren, kimseyi ayırmayan bir yapım var. Nasıl bir hayatım varsa sosyal medyada da aynı hayatı paylaşıyorum. Kendimi kimseden üstün görmüyorum. Beni takip edenlerle güzel bir iletişimimiz var. Sosyal medyada tanıyıp bunu gerçek hayatımda arkadaşlığa dönüştürdüğüm çok insan oldu. Doğal olduğunuz zaman bu bir şekilde o ekrandan karşı tarafa da yansıyor, diye düşünüyorum.

 

  • Eşiniz ve siz helikopter ebeveyn misiniz?

 

Eşim ve benim helikopter ebeveyn olmadığımızı düşünüyorum. Bebeğimiz doğduğu andan itibaren bir de anne ve baba doğar. Onunla birlikte biz de büyük bir öğrenme sürecine gireriz. Ben işin insanın kendisinden başladığına inanıyorum. Anne ve baba olarak önce kendimiz özgüvenli, kendi kararlarını veren özgür bireyler olmalıyız ki çocuğumuza da bunu öğretebilelim. Eşimle ikimiz de çok iyi biliyoruz ki Alya’nın yürümeyi öğrenmesi için önce düşmeyi öğrenmesi gerekiyor. Her düştüğünde onu tutan bireyler olsaydık, yürümeyi de öğrenemezdi.. Biliyoruz ki çocuğumuz hata yaparak hayatı öğrenecek. Onunla birlikte biz de öğreniyoruz, biz de hata yapıyoruz. Çünkü biz de mükemmel değiliz ve o da olmayacak. Anne baba olarak Alya için belirlediğimiz bir meslek ya da bir hayat planı yok. Tek isteğimiz kendine güvenen, kendine ve çevresine saygılı, kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür ve mutlu bir birey olması.